Dr.MUSTAFA ŞAHİN´İN İKİNCİ KİTABI DEĞİNMELER

 

Aydınlığın ve saydamlığın şairi Dr. Mustafa Şahin’in ikinci şiir kitabı “DEĞİNMELER “in "SUNUŞ" yazısını Av. Selahattin Sarıoğlu yazdı.

Şairin ilk şiir kitabı olan “İÇİMDEN GELDİĞİ GİBİ”   2009 yılında çıkmıştı.

Aşağıda Av. Selahattin Sarıoğlu’nun “SUNUŞU”nu okuyabilirsiniz.

                                        

 COŞKUSU NİCE ŞİİRİ ONCA

 “Kalbime koy başını doktor, nabzımı bırak/

Gülen gözlerime değil ağlayan gönlüme bak…”

 Hüzzam şarkının iki dizesi bile yetiyor, şiirin, çift atlı arabasında dört nala uçurmaya, şaha kaldırmaya insanı.

Yılmaz Güney bu! Bir filminde tıp öğrencisi, arabacılık yapıyor artan zamanında. Çift atlı, lastik tekerlekli arabasında, ince uzun boyuyla ayakta, gemlere asılmış, güvenle, şen şakrak geçiyor oturduğu gecekondu mahallesinden. Kızlar pencereden, kapıdan baka kalıyor başları sevdalı. Ve filmin müziği yankılanıyor sokaklarda, “Aman doktor, canım gülüm doktor, derdime bir çare.”

Mustafa Şahin doktor olunca bunlar kopuyor dağarcığımdan..

Mustafa Şahin yaşıyor, yaşadığını yaşatıyor dizelerinde.

Ama öyle ucundan bucağından değil, tam ortasından; öyle eğri büğrü değil dosdoğru.

Ne duymuş, ne düşünmüş, neye tanık olmuşsa, dizelerinde:

“Emekli, emekçi perişan olmuş/Etraf yalancıyla kapkaççı dolmuş.”

Her dizede Atatürkçüdür; birlik, bütünlüktür muradı:
“Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı kalpten birleştik!/Çizilmiş sınıra kalpten yerleştik,”

Yaşadıklarıyla yargıya varır; kızgındır:

“Bende şu dünyaya geldim geleli,/Gerçek adım adım yalan dörtnala!”

Umutludur:

“Bahçede umuttur; goncalar güller,/Umuda uzanıp gezsen mi gönlüm!”

Siyasal yaşam akar, o bakmaz, yeni anayasa çalışmaları mı var:

“Yargı, yasama, yürütme ayrılsın,/Kırmızı çizgiler yerinde kalsın,”

Cumhuriyet Bayramı mı iptal edildi, eleştirir:

“Şahinim söylenecek sözler çoktur,/İptale hakveren özrün yoktur,”

Kıpır kıpır yaşar, yaşamı yazar.

Seçim barajına mı kızgın:

“Özgürlük, eşitlik, katılım varken;/Yüzde onluk baraj niyedir niye?”

Kerbela Şehitlerini unutmaz:

“Adaletli bir düzen özledi,/Haksızlığa ödün vermez idi Hüseyin!”

Kıvırcık Ali’yi kim unutur ki:

Hergün kazalarda canlar ölüyor,/Kaza mı, yazgı mı, yoksa ihmal mi?”

“Oniki Eylül” öncesinde toprağa düşürülen Ağabeyini unutması olası mı:

“Sen gideli yaşadım mı bilmedim,/Doya doya, içten içe gülmedim,/Gözyaşımı mendil ile silmedim,/Günbegün özlemim artıyor abim.”

Coşkusu nice, şiiri onca.

Fırat Suyu gibi akar Şahinim.

Başını kalbine koymuş Halkının

Beydağları gibi dinler Şahinim. (ss)

Umudun, coşkunun, kızgınlığın, kırgınlığın ve sevginin Şairine, kayısı çiçeklerinin aklığı ve kayısı bahçelerinin çokluğunca ve halkımın yoksulluğunca sevgiler, sevgiler sunarak….    30.11.11 Malatya

                                                                                                                                                           Av. Selahattin Sarıoğlu

                                                                                                                                                 Malatya Barosu Önceki Başkanı