SARIOĞLU´NUN TBB KONUŞMASI

 

ON ALTINCI BARO BAŞKANLARI TOPLANTISI

Av. Özdemir ÖZOK (Başkan): Değerli arkadaşlar,

bizim Malatya Baro Başkan Selahattin Sarıoğlu diğer toplantıdaydı ,

şimdi geldi. Ona vereceğim sırayı,

ondan sonra yine bizdeki sıraya göre devam edeceğiz. (*)

Buyurun Sayın Başkanım, söz sizin.

 

Av. Selahattin SARIOĞLU (Malatya Barosu Başkanı):                                                                 SELAHATTİN

Saygıdeğer TBB Başkanım, saygı değer Yönetim Kurulu                                                           SARIOĞLU'NUN

Üyeleri. Çok değerli baro başkanlarım; hepinizi en içten                                                             KONUŞMASI

saygılarımla selamlıyorum, bu toplantının iyi sonuçlar doğurmasını

diliyorum. Gerçekten de Türkiye'de çok güncel önemli

gelişmelerin olduğu bir dönemde bir toplantı gerçekleştiriyoruz.

Bu toplantı biliyorum ki, hukuk adına en yüksek düzeydeki bir

toplantı olacaktır. Bence halkın ve bireyin savunmasını, savunma

hakkını temsil eden avukatlar savunma örgütünün, hele meslek

örgütünün başkanları en yüksek düzeyde hukuk adamlarıdır;

bundan hiçbir şekilde kuşkum yoktur.

Bir Ergenekon tartışması ülkemizde yaşanıyor.

Hiçbir avukatın, hele baro başkanının çetecilikten yana olacağını ya

da darbecilerden yana olacağını düşünmek zaten olası değil yani.

Biz en yüksek düzeyde, evrensel düzeyde, hakların, özgürlüklerin, birey haklarının

özellikle yaşama geçirilmesinden yanayız. Yargının tüm unsurlarıyla, tüm ayaklarıyla

-başta avukatlar olmak üzere- bağımsız olduklarını düşünmekteyiz.

Savcıları n, cumhuriyet savcılarının ve yargıçların da zaten her türlü etkiden

 bağımsız olduklarını düşünmekteyim.

Ancak bu Ergenekon soruşturması -kamuoyunda bilinen

adıyla- hukuka uygun bir süreçmiş gibi görünse bile, bence,

benim bakış açımla bu görünüş sadece, özünde böyle olduğuna ilişkin kesinlikle kuşkularım var.

Ben bu soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılarımızın, hakimlik, yargıçlık makamının

baskılar altında olduğunu düşünmekteyim.

Bu Cumhuriyet savcılarımızın özgür iradeleriyle, hukuksal düşünceleriyle,

inançlarıyla hareket ettikleri hakkında elimde olmaksızın kuşku duymaktayım.

Yani bizler, teorinin, kuramın somut  olaya indirgenmesi hususunda biraz, ya da kimilerimiz

biraz yanlışlık yapıyoruz diye düşünüyorum.

Evrensel hukuk kurallarının yaşama geçirilmesi hepimizin dileği, ideali, ülküsü,

ama Ergenekon soruşturmasını, çetecilik soruşturuluyor diye,

Devlet içerisinde örgütlenmiş yasadışı yapılanmalar soruşturuluyor,

faili meçhul cinayetler açığa çıkarılacak.

Yıllardan beri kangren olmuş konu işte temizlenecek.

Keşke böyle olsa.

Benim canı gönülden istediğim bu, yürekten isteğim bu.      

Ama bu konuda, böyle yürüdüğüne ilişkin,                                                                      SELAHATTİN

bu amaçlarla yürütüldüğüne ilişkin kişisel olarak                                                          SARIOĞLU’NUN

elimde olmadan kuşkular duyuyorum.                                                                              KONUŞMASI

Bana o kadar inandırıcı gelmiyor;

bu kuşkularımı belirtmek istiyorum.

 

Efendim, bu yasadışı dinlenme konusunda Sayın TEB Başkanımız

"özel yaşamımı z artık yol olmuş " mu, öyle bir kavram

kullanmışlardı . Yani "özel yaşamımız kalmamış, telefonumuzu

birisi mi dinliyor, nasıl konuşalım?" diye insanın hareket etmesi

ne kadar yanlış bir şey, yani ne kadar abes bir şey.

 Hukuki güvenlik altında hissetmeliyiz kendimizi.

Türkiye'nin hukuk devleti olduğundan kuşkumuzun olmaması gerekiyor.

Şimdi "polis devleti süreci" deniliyor, gerçekten öyle.

Yani güvenlik kuvvetleri insanların güvenliği için, kamunun güvenliği için,

bireyin güvenliği için, devletin güvenliği için her şeyi yapar,

her şeyi yapabilir diye bir anlayış yatar polis devletinin temelinde.

Hukuk devletinde böyle bir şeyin yeri kesinlikle yoktur tabii ki.

Bu bakımdan, bu kuşkulardan arınmış olarak yaşamak istiyoruz.

Telefonlarımızın dinlenmesi konusunda buna karşı hiçbir şey yapamamış

olmamız da üzücü.

Ben şunu önermek istiyorum:

Avukatların hiç olmazsa belirli bir tarihte, belirli bir süreyle sınırlı olmak üzere

Telefon kullanmamalarını öneriyorum ve ses getirebileceğini düşünüyorum ben.

Belirli bir süre cep telefonlarımızın, büro telefonları mızın, ev telefonlarımızı n

kullanılmaması, telefonlarımızın kapatılması,

yani iletişim hakkımızdan bir süreliğine vazgeçmemiz

ya da "sürekli aydınlı k için bir dakika karanlık" örneğinde olduğu gibi bir

tavır geliştirmemiz yararlı olacaktır diye düşünüyorum.

Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkürlerimi bildiriyorum.

 

Av. Özdemir ÖZOK (Başkan): Sayın Başkanım, biz teşekkür ediyoruz.

 

*Malatya Baro Başkanı Av. Selahattin Sarıoğlu, İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin ve Aydın Baro Başkanları ile birlikte  “KAMUOYUNA” açıklanacak 16. Türkiye Baro Başkanları Toplantısı Sonuç Bildirgesini hazırlayacak “kurul”a seçildiğinden toplantının bir bölümünde bulunamamıştı.


http://tbbyayinlari.barobirlik.org.tr/TBBBooks/onaltinci_bbt.pdf                                                                             

                                                                                                 ON ALTINCI

                                                                                           BARO BAŞKANLARI

                                                                                                 TOPLANTISI 
 
                                                                                                10 Ocak 2009

                                                                                                     ANKARA