Gelecekte Yüz Yıllık Cemevleri de Olsun Bu Memlekette
ABBASEFENDİ CAMİİ YÜZ YILLIK CAMİİ

Dün, cuma namazı için gittiğim Abbasefendi Camisinin bugün fotoğraflarını çektim.
Şimdiye dek, burada bir cami olduğunu bilmiyordum…
Cuma günü sabah sıralarında büroma giderken, ortaokul yıllarından mahalle arkadaşım Resul’la karşılaştım yolda, Dörtyol civarında.
Evden büroya, bürodan adliyeye her gün yürüyerek gider gelirim.
Dahası, öğle yemeklerine de eve giderim.
Bu durumun sayısız yararlarından biri de, yolda, caddede eş-dost-akrabaya rastlamak, selamlaşmak, zaman uygunsa halleşmek-dertleşmek, gelmişten, geçmişten söz etmektir..
Arkadaşlarının, göz tanısı yüzlerin, çok geçmişten tanıyıp da koptuğun kişilerin, zayıfladığını, kilo aldığını, sakal bıraktığını, bıyığını kestiğini, bayansa kapandığını-açıldığını, yaşlandığını… yollarda görür, doğrudan öğrenirsin.
İşte, geçtiğimiz Cuma büroya gelirken Niyazi Mahallesinden mahalle takımı arkadaşım Resul’la karşılaşıp hal hatır ederken, biraz öteden yine aynı mahalleden, dedemgilden komşumuz Karakaşların Fikret Abinin geldiğini gördüm.
Resul’un sırtı dönüktü.
Geldi Resul’a arkadan sarıldı.
Neyse, ben dedim ki, Fikret Abi seni hep buralarda görüyorum..
Resul, hemen şurada, Abbasefendi Camisinin yanında oturuyor, dedi.
Ne, dedim orda cami mi var..
Fikret Abi, var ya, eski, ufak bir cami dedi.
Resul, çok hoş bir cami, nostaljik..
İyi dedim, Ramazan’da giderim…
Fikret abi güldü..
Resul, bugün git işte dedi.
Ben zaten, duyar duymaz bu Cuma oraya gitmeye karar vermiştim bile.
…..
Evet, gittim.
Sokağa, apartmanların arasına sıkışmış.
Eli ayağı tutmuyor, yıkıldı yıkılacak.
İlk fırsatta, gelip fotoğrafını çekeyim dedim.
Ertesi gün, yani bugün, makinemi aldım, doğru Abbasefendi Camisinin oraya gittim.
Elimdeki fotoğraf makinesinden olacak ki bir vatandaş yanıma geldi, Abbas Efendi’nin kendisinin dedesi olduğunu, bu camiyi o’nun yaptırdığını, en az yüzyıllık olduğunu, mahallelinin hiç yardım etmediğini, ısınmak için buraya geldiklerini falan söyledi, sonra, gir, içerileri de çek dedi.
Ben de içini, dışını çektim.
Sizin için, kendim için…

Fot. SSarıoğlu 11.01.14
Not:Diğer fotoğraflar Facebook’ta paylaşıldı.