ÇAD Başkanı Sarıoğlu BUSABAH´a Konuştu

                     Anayasa’ya aykırı HSYK yasası onaylandı



Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, çok tartışılan HSYK Yasası'yla ilgili düzenlemeyi onayladı. Tartışmalı HYSK Yasası hakkında konuşan Avukat Selahattin Sarıoğlu, AK Parti hükümetinin kendi öz çıkarlarını korumak için HSYK’da bu değişikliği yaptığını savundu.

Malatya Çağdaş Avukatlar Derneği Başkanı ve eski Baro Başkanı Selahattin Sarıoğlu, HSYK’da (Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu) yapılan değişikliklerin yargıyı yok ettiğini ve yargıyı ayaklar altına aldığını ileri sürdü. 
Avukat Sarıoğlu, “Cumhurbaşkanı, HSYK Yasası’nın 12 maddesinin Anayasa’nın 15 maddesine aykırı olduğunu tespit etmesine rağmen onayladı. Türkiye Cumhurbaşkanlığı tarihinde ilk kez bir Cumhurbaşkanı ek bir açıklama yaparak, ‘HSYK Yasa Tasarısını onayladım ama 12 madde Anayasa’nın 15 maddesi ile çelişiyor. Bunu Anayasa Mahkemesi incelesin’ dedi.  Bu yasanın Anayasa’ya aykırı olduğunu görmenize rağmen neden onayladınız. Cumhurbaşkanlığı görevini neden tam anlamıyla yapmıyorsunuz? Anayasa’ya aykırı görüyorsanız bunu tekrar meclise iade etmeniz gerekiyordu” dedi.
“CUMHURBAŞKANI, HEMEN DAVA AÇMALIYDI”
Cumhurbaşkanı’nın Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başkanı olduğunu ve buna göre davranması gerektiğini söyleyen Sarıoğlu, “Cumhurbaşkanı, Anayasa’ya aykırı olmasına rağmen bunu onayladı. Ancak neden iptali için bu yasayı hemen Anayasa Mahkemesi’ne göndermedi? Cumhurbaşkanı’nın Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni hukuk kuralları içinde yaşaması için gözetleme ve denetleme yetkisi vardır.  Aynı zamanda yürütme organının da başıdır. Bu yüzden tüm kurumların düzenli bir şekilde orkestra gibi çalışmasını sağlamak ile yükümlüdür. Bu yüzden Cumhurbaşkanı’nın bu yasa tasarısını meclise iade etmesini bekledik. Ya da yasa tasarısını onayladıktan sonra hemen Anayasa Mahkemesi’ne dava açmalıydı” ifadelerine yer verdi.
“YARGI YOK EDİLİYOR”
Devletin gelişigüzel yönetilemeyeceğini söyleyen Avukat Sarıoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Orta Doğu’daki, Asya’daki bir devlet değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti yüzyıllar içerisinde tarihinin içinden süzülerek gelen bir devlettir. O nedenle bu devletin bu şekilde gelişigüzel yürütülmemesi ve yargının bu şekilde ayaklar altına alınarak çiğnenmemesi gerekir. Ancak şu anda yargı yok ediliyor. Oysa bir devletin temeli adalettir ve adaleti sağlama görevi ancak bağımsız yargı organları ile yerine getirilebilir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir. Bu yüzden bağımsız bir yargısının olması lazım. Yani hakimlik, savcılık ve avukatlık makamlarının çok iyi işlemesi ve bu makamların her türlü etkiden arındırılması gerekiyor. Bu makamların da her türlü etkiden bağımsız olması gerekir ki verilen kararlar toplum vicdanını rahatlatsın.”
İnsanların mahkemelere korku ile baktığını ve güvenemediklerini söyleyen Sarıoğlu, “İnsanlar bir gün mahkemeye düştüklerinde adil bir şekilde yargılanacakları inanması gerekiyor. İnsanlar ‘bir şey olur da mahkemeye gidersem ne yaparım’ diye düşünmemeli. Aksine, ‘nasıl olsa hakimlerimiz var ve doğru kararı verecektir’ diye düşünmeli. Bu nedenle yargının bağımsız olması birinci koşuldur. Yargı hiçbir organdan, hiçbir merciden ve makamdan emir, talimat, yönerge alamaz. Ancak şimdi yargı makamı ne hale getirildi?” ifadelerine yer verdi.
“REFERANDUMDA EVET OYU VERENLER PİŞMAN”
2010 yılında yapılan referandumda Anayasa Mahkemesi’nin, Yargıtay’ın ve HSYK’nın yapısının değiştirildiğini kaydeden Avukat Sarıoğlu, o zamanlar referandumda evet oyu verenlerin şimdi pişman olduklarını savundu. Sarıoğlu, “Referandumdan önceki HSYK yapısını ben onaylamıyordum. Onunda eksiklikleri vardı. O yüzden yapılan referandumda HSYK çok sesli hale getirilmeli ve üye sayısı artırılmalıydı. O zaman da biz yapılan bu referandumu eleştirdik ve amacın HSYK ve yargının yapısını değiştirmek olduğunu söyledik. Bizim bu konuda haklı olduğumuz kesin kez açığa çıktı. Referandumda evet oyu verenler şimdi ‘keşke hayır deseydim’ diyor” şeklinde konuştu.
“HSYK BAĞIMSIZ YARGININ SİMGESİDİR”
HSYK’nın bir yargı organı olmadığını ve bağımsız yargının simgesi olduğunu ifade eden Sarıoğlu, “HSYK bir karar verme makamı değil. Ama bağımsız yargının adeta simgesidir. Atanmalar, nakilleri, terfiler, görevlendirmeler, birinci dereceye ayrılmalar, haklarında soruşturma açılması, kovuşturma açılması ve bunun gibi birçok kararı veren tek kurul HSYK’dır. O nedenle HSYK bir yargı organı olmamakla birlikte çok önemli bir kuruldur. Bütün yargının üzerinde gölgesi olan bir kuruldur. Bir referandum yapıldı ama bugün referandum kadar etkili ve ses getiren bir yasa değişikliği yapılıyor. Bu kadar ses getiren bir değişikliğe neden gidildi? Şimdi bu yapılan işlem Türkiye Büyük Millet Meclisi işlemidir. Kanun değişikliğine gidiliyorsa mutlaka kamusal yarar olmalıdır. Şimdi yapılan değişiklikte ise kamusal yarar yok. AK Parti hükümetinin kendi öz çıkarlarını ve yasal çıkarlarını korumak için HSYK’da bu değişiklikleri yapıyor” diye konuştu.
HAK VE ÖZGÜRLÜKLER KISITLANIYOR
Avukat Sarıoğlu, “17 Aralıktan itibaren hükümet ‘bize yönelik bir operasyon var’ diyor. Bakan çocukları gözaltına alınıyor. Kamuoyunu ikna edebilmek içinde fotoğraflar, ses kayıtları ve belgeler yayınlanıyor. Hükümette, ‘Paralel Devlet’ olarak adlandırdığı kişileri devlet içerisinde ayıklanma operasyonu yapıyor. Bu ayıklamayı yaparken hukukun dışına çıkıyor. Yani sanki bir seferberlik dönemi yaşıyormuşuz gibi hak ve özgürlükler kısıtlanıyor. Şimdi ne bir olağanüstü hal var nede bir seferberlik ama şu anda yapılanlar seferberlik halinde yapılanlar gibidir. Hukuk dışı şeyler” dedi.
“ADALET BAKANLIĞININ İSTEDİĞİ KİŞİLER GÖREV YAPACAK”
HSYK’da Anayasa’ya aykırı maddelerin olduğunu ve bunu hükümetin de bildiğini kaydeden Selahattin Sarıoğlu, bunu bile bile bu yasayı çıkardıklarını söyledi. Sarıoğlu, “Hükümet,Anayasa’ya aykırı olmasına rağmen bunu çıkardı. Çünkü hükümetin böyle bir şeye ihtiyacı var. Hükümete yönelik yolsuzluk, rüşvet iddialarını Cumhuriyet Savcıları ileri sürecek hakimler de bununla ilgili yargılama yapacak. HSYK, hakimlerin üzerinde çok etkili olduğu için HSYK organını değiştirmek istiyor. Sonuç olarak yolsuzluk ve rüşvet gibi davalarda hükümetin istemediği kararlar verilemeyecek, amaç sadece budur. Ayrıca, HSYK içinde bin kadar personelin görevi bitecek.  Taşraya, bakanlığa gönderilecekler. Bu şekilde kanunla ilk defa görevden almalar oldu. Bu kişiler görevden alınınca Adalet Bakanlığının istediği kişiler burada göreve başlayacak” ifadelerini kullandı.
“KURDUĞUNUZ DÜZEN DİKTATÖRLÜK OLUR”
“Hükümet varlığını devam ettirebilmek için HSYK’nın yapısı değiştirmiştir” diye Avukat Sarıoğlu, iktidarın bu şekilde kendisini güçlendirmeye çalıştığını, ancak bu düzenin de diktatörlüğe gittiğini kaydetti. Sarıoğlu, “Hükümet, emniyet memurlarını görevden aldı, savcıların elindeki dosyaları aldı ve görevlerinden uzaklaştırdı. Şimdide HSYK’yı düzenleyerek, HYSK’nın yapısını değiştirerek varlığını devam ettirmek istiyor. Benim yolsuzluklarım açığa çıkacak, benim partimden olan kişilerin rüşvet aldıkları iddiaları ortaya çıkacak ve bunlar hakim karşına çıkacak düşüncesiyle böyle bir operasyon yapılabilir mi? Hele hele yargıya bu kadar müdahale edilebilir mi? Hükümet bazı şeyleri engellemek için yasa dışı yollara başvurabilir mi? Vurabilir, bu şekilde iktidarını güçlendirebilir. Ama kurduğunuz düzen diktatörlük olur. Bu diktatörlükte kalıcı olamaz ve kanunlar bir gün onu alaşağı eder. Hiçbir adaletsizlik süremez. Hiçbir diktatörlük halkın sarsılmaz gücü karşısında dimdik duramaz.  Bir gün mutlaka yıkılır. Ama yıkılırken bu millet, bu vatan bir bedel ödemiş olur” ifadelerine yer verdi.
“ATATÜRK, DİKTATÖRLERLE SAVAŞMIŞTIR”
Sarıoğlu, “Devletimizin kurucusu Atatürk en zor zamanlarda bile bir meclis açmış ve buradan kararlar alarak çalışmalar yapmıştır. Bugün Atatürk’ü diktatör diyerek eleştirenler günümüzde neler yapıyor? Atatürk o savaş dönemlerinde bile asla diktatörlük yapmamış, hatta diktatörlerle savaşmıştır. İşte biz bu denli büyük bir yol almışız. Bir insanın ahlaki değerleriyle, eğitimiyle, dini inançlarıyla bu devleti yönetmeye hakkı yok. Toplum renklidir ve geniştir. O bakımdan demokrasi en iyi rejimdir demokrasiden uzaklaşıldığı takdirde zaten tehlike çanları çalar. Baskı karşı koymayı, karşı koyma baskıyı arttırır” dedi.
“TÜRKİYE ASKERİ BİR DARBEYE DOĞRU GÖTÜRÜLÜYOR”
Hükümetin, yanlışları ortaya çıkarması gerektiğini söyleyen Avukat Sarıoğlu, “Paralel devlete karşı çıkıyorum diyerek böyle anti demokratik çalışmaların yapılmaması gerekiyor. Hükümet kendisinden eminse, ‘bunu yapan yandaşlarımı, bakanlarımı, partidaşlarımı hepsini ayıklayacağım. Bunları yargı önüne ben çıkaracağım. Ben bunun takipçisi olacağım’ demeli. Bu savaşın nereye varacağı cidden belirsiz. Peki, bu nereye varacak? Büyük kuşkularım var. Korkarım, Türkiye askeri bir darbeye doğru gidiyor ve götürülüyor.  Bu zıtlaşmalar artacak ve toplum bölünecek. Bir gecede HYSK atamaları yapıldı, yüzlerce polis görevden alındı, savcının elindeki dosya alındı. Bütün bunlar artınca toplumda bir gerilim oluşacak. Toplum bir çıkış yolu da göremezse darbeciler devreye girecek. Siyasilerin kavga halinde olmaması gerekiyor. Hükümetin bu yolsuzluk ve rüşvet iddialarının peşine düşmesi ve gerçekleri ortaya çıkarması gerekiyor. Ancak bu şekilde şeffaf bir anlayış sergilemeli” ifadelerine yer verdi.
HSYK ile ilgili kararların siyasi bir organ tarafından verilmesini eleştiren Avukat Selahattin Sarıoğlu, bu durumun Anayasa’ya ayıkırı olduğunu kaydetti. Sarıoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Hükümetin, TBMM’nin ve tüm kurumların şeffaflaşması gerekiyor. Tarafların bu savaşa son vermesi, Türkiye’nin yeniden yumuşaması gerekiyor. Hükümetin de bu soruşturmaların peşini bırakmaması ve yolsuzlukların takipçisi olduğunu açıklaması lazım. Ayrıca, Hükümetin artık yargıya müdahale etmemesi gerekiyor. Ancak bu şekilde, ülkemizin üzerinden hukuk güneşi eksik olmaz.”   www.busabahmalatya.com  03.03.14