ŞİŞMAN HANI ELDEN GİDİYOR!
ŞİŞMAN HANI:SEKİZ YÜZ YILLIK SELÇUKLU ESERİ BAHÇE-BAĞ İÇİNDE TÜKENİYOR

Malatya’mızın tarihi eserleri sınırlı sayıda. Belki bunların çoğunluğunu kervanların konaklamaları ve güvenlikleri için yapılmış hanlar oluşturuyor. Yazı Hanı, Hekim Hanı, Kömüş Hanı, Alaca Hanı, Sevserek Hanı, Tepe Hanı, Kömür Hanı, Şişman Hanı, Yarımca Hanı…

Dün, 22.04.2018 günü eşimle İspendere yakınlarında, Battalgazi ilçemize bağlı Malatya merkeze 25 km. yakınlıkta Şişman Mahallesi yönünde ilerlerken, ‘Baraj-Kale’ yazılı yol gösteren tabela yönüne döndük; ‘Burada bir Kale varmış!’ görürüz diye. Dar yolda beş yüz metre kadar ilerledikten sonra, sağda, çalıların, ağaçların arkasında taş yıkıntılar görünce çok heyecanlanarak durdum…  Gökte ararken yerde bulduğumuz, gözlerden, gönüllerden uzak muhteşem bir tarihi eser, gözümüzün, gönlümüzün önündeydi.

Buranın bir kale değil, han olduğu besbelliydi. Biz kale göreceğiz diye dönmüştük halbuki bu... Kale neredeydi? Bir an için çevrede surlar olabileceğini de düşündüm ancak burası kale yapılmaya uygun  da değildi. Çünkü bir tepe üzeri değil, tersine çukurcaydı.

Anladık ki ‘Kale’ diye yazılan ‘Kale’ adlı ilçemizmiş! Bu yanılma türüne ne denir bilmem ama gerçek ve çok ilginç olan, bir tarihi eser olan kale görmek için döndüğümüz yolda yine bir tarihi eser olan Şişman Han görmüştük…
Bu vesileyle, rastlantısal da olsa bu güzel Şişman Hanını görme fırsatına erişmiştik. Ancak sevincimizle üzüntümüz gelip gitmekteydi… Çünkü bu kadar önemli bir eser bahçelerin arasında yitip gitmişti.

Gördüğümüz, şahane eserin tükenip gitmekte olduğuydu. Yapı, önemli ölçüde yıkılıp yok olmuş, tarih hırsızı ellerce kazılıp, oyulmuştu. Böyle oyuk, yıkık bir eserin içindeydik, çevresindeydik. Duvarındaki  bir taşın üzerine kösegiyle veya kömür parçasıyla ‘Şamil/Morrison’ yazılmıştı ki bu yazı, buraya yabancıların da geldiğine kanıt olabilirdi.

Üç yüz metre ileride de tarihi bir köprünün iki ayağı görünüyordu ki bu köprü Sultan Murat Han Köprüsüydü.

Fotoğraflar çekip çok büyük üzüntüyle ayrıldık bu ata yadigarı Han’dan.
Gezip, gördüğümüz Han yaklaşık sekizyüz yıllık bir Selçuklu eseriydi. Bir adı da Sultan Murat Hanı olan Şişman hanıydı. Bu Hanın batısındaki Yarımca Hanı ve doğusundaki Kömür Hanı, Harput’a giden ticaret yolunun bir önemli ihtiyaç giderme durağıydı.

Burası, bugünün bilinciyle de çok önemli bir tarihsel eserdi. Bugünün insanı için de görülmeye, yaşanmaya, hissedilmeye değer bir ata mirasıydı. Kaldı ki, yarınlarda, aranıp aranıp da hiçbir şekilde bulunamayacak değerde bir eser olacaktı!

Öyleyse, ekmeğimiz, aşımızı, can  güvenliğimizi sağladıktan sonra, paramızı pulumuzu bu ata yadigarlarımızı koruyup kurtarmaya harcayalım, gelecek kuşaklarımıza bırakalım derim. 23.04.18

Av. Selahattin Sarıoğlu
Malatya Barosu Önceki Bşk.