Kanal İstanbul-Montrö İlişkisi
Bilindiğe üzere, Lozan Antlaşması’nda Uluslararası Komisyona verilmiş olan Boğazlar’dan geçişi yönetme sorumluluğu, Montrö Sözleşmesi’yle Türkiye’ye verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki Sözleşme’nin birinci maddesine göre Ticaret gemileri, her şartta Çanakkale, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazları’ndan geçme, gidip-gelme, ulaşım yapma hakkına sahiptir.
Kendimizi yakın bir savaşın tehdidi altında görmemiz halinde ise Ticaret gemileri, sadece gündüz geçebilme hakkına sahip olacaklardır.
Savaştaysak eğer, Boğazları savaş gemilerine tamamen kapatma hakkına sahibiz.  
Kendimizi yakın bir savaş tehdidi altında görmemiz halinde Boğazlar’ı yine savaş gemilerine kapatma hakkına sahibiz. Ancak, bu kararımızı uygulayabilmemiz, bu kararımızın BM Konseyi'nin üçte iki, Sözleşme’ye imza koymuş ülkelerin ise yarıdan fazla çoğunlukla uygun bulmasına bağlıdır.
Buna göre, Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler Akdeniz’e küçük kısıtlamalar dışında istedikleri şekilde seyahat etmekte serbestken, kıyısı olmayan ülkeler Karadeniz’e, uçak gemisi asla geçiremeyecekler,
Ticaret gemileri bakımından bir kısıtlama bulunmamaktadır.  
Birincisi, ‘Boğazlar’dan Marmara Denizi’ne geçiş Montrö’ye tabi değildir’ demek abesle iştigaldir.
Bu durum, ‘İstanbul Kanalı yapılırsa Sözleşme’nin şartlarında esaslı değişmeler olur ve taraf ülkeler Sözleşme’nin yeniden gözden geçirilmesini isteyebilir, bu da elde ettiğimiz hakların kaybetmemize neden olur.’ şeklindeki görüşleri de çöpe atmaktadır. Kaldı ki, yeniden görüşülmesi halinde, ‘Türkiye, 1936’lardaki konumundan geride mi ki, haklarımızı kaybederiz diye korkalım!
Hukukta, hele herkesin, her devletin gözü önünde ‘arkadan dolanma’ diye bir davranış olamaz. Ve, evrensel kabul gereği, hukuk kuralları, sözleşmeler, akitler lafzi değil, amaçsal yöntemle yorumlanır. Yani, Montrö Sözleşmesi’ni düzenleyenlerin maksadının ne olduğuna bakılır. Bu maksada aykırı bir uygulama olamaz.
Buna göre, Türkiye’nin ABD veya Karadeniz’e kıyısı olmayan ülke savaş gemilerinin Karadeniz’e geçmesine izin vermesi söz konusu olamaz.
Öyleyse, hukuk adına, milli menfaatler adına görüş açıklandığını söyleyerek, 'Kanal İstanbul açılırsa ABD savaş gemileri Karadeniz’e geçer, Türkiye Rusya’yla savaşa girer’ gibi dayanaksız iddialarla milletin zihninde korku duvarları örmeye kimsenin hakkı yoktur.
<span style="font-size:14.0pt;Times New Roman" ;color:#002060"="">Çok saygıdeğer vatandaşlarımın, arkadaşlarımın bilgilerine en derin saygılarımla sunarım.12.01.2020</span></span></strong></b></div><b> <div>  </div> <div> <span style="color:#f00;"><span style="font-size:16px;"><b>Av. Selahattin Sarıoğlu</b></span></span></div> <div> <span style="color:#f00;"><span style="font-size:16px;"><b>Malatya Barosu Eski Başkanı</b></span></span></div> </b>