HUKUK NE KADAR İŞLİYORSA DEMOKRASİ O KADAR VARDIR

 

 “BİR ÜLKEDE HUKUK NE KADAR İŞLİYORSA, O KADAR DEMOKRASİ VARDIR”

 

 

 Tarih : 22.12.2008 10:38:16


 

BAKIŞ SOHBETLERİ’nin bu haftaki konuğu olan Malatya Baro Başkanı Avukat Selahattin Sarıoğlu ile yeni üstlendiği bu görevle ilgili ayrıntıları, sorunları konuştuk.


 

 

 

BAKIŞ: Yakın bir tarihte yapılan seçimlerde Malatya Baro Başkanlığı’na seçildiniz. Baro’nun yeni başkanı olarak hedeflerinizde neler var? Neler yapmayı planlıyorsunuz?

BARO BAŞKANI AVUKAT SELAHATTİN SARIOĞLU: Şimdi benim Baro Başkanlığı’na aday olmam için arkadaşlar tarafından ısrar edildi. Ben bu istekler karşısında aday olmaya karar verdiğimde Boru’nun asli görevi neyse, Baro’nun toplum içinde alması gereken toplumsal rolü ne ise onu yerine getirmeye çalışacağız. Tabi olanaklar ve mevcut kaynaklar çerçevesinde. Abartılı değil de gerçekçi hedefler doğrultusunda.
Mesela, bugüne kadar meslektaşlarımız en çok şöyle şikayet ediyordu: “Baro yönetiminin, Baro Başkanı’nın bizim her zaman ulaşabileceğimiz, konuşabileceğimiz, derdimizi anlatabileceğimiz biri olmalı.” diyorlardı. Tabi birinci yapmak istediğimiz bu şikayetleri ortadan kaldırarak herkese eşit mesafede olmak. Mesela Baro’nun atadığı avukatlık hizmetlerinde ağırlıklı olarak aynı kişilerin görevlendirildiği söyleniyordu. Şimdi kim olursa olsun, siyasi görüşü ne olursa olsun, bu görev dağılımında mümkün mertebe bütün meslektaşlarımızın görev almalarını sağlamak üzere çalışmalara başladık. Çünkü avukatlık mesleğinde en kıdemlisinin, mesleğe yeni başlayan birinden hiçbir farkı yok. Avukatlık mesleği, bağımsız bir meslektir. Hiç kimseye bağlı değildir.

Göreve seçildikten sonra gerçekten bu şikayetlerde büyük oranda bir azalma oldu.

BAKIŞ: Siz bu göreve seçildikten sonra her görüşten insanın yer aldığı bir yönetim kurulu oluşturuldu.

AV. SELAHATTİN SARIOĞLU: Herkesin olduğu gibi avukatların da mutlaka bir siyasi görüşü var. Hatta aktif olarak bazı siyasi partilerin yönetimlerinde görev alan arkadaşlarımız var. Baro’nun görevi nedir? Doğru olmak, dürüst olmak. Zaten siz bunu sağladığınızda o birliktelik de beraberinde geliyor. Biz göreve geldiğimizde, Baro’nun anlamı ne ise, kitaplardaki tanımı ne ise, hukuk çerçevesindeki görevi ne ise o yönde hareket etmeyi amaçladık. Adam kayırma ile, yönetime yakın olma ile kimse işini yürütemeyecek. Baro’nun art niyetle kullanılmasının önüne geçeceğiz. Tabi bu noktadan bakıldığında zaten meslektaşlarımızın istekleri de bu yönde. Böyle olunca başarının da geleceğine inanıyoruz. Temel görevimiz, avukatların mesleki sorunlarının önündeki engellerin kaldırılması çerçevesinde hareket edeceğiz. Barolar bunun için vardır.

BAKIŞ: Avukatların sosyal, ekonomik sorunlarını da konuşacağız. Ama mesleklerini icra ederken karşılaştıkları temel sorunlar nedir? Bunlara kısaca değinebilir misiniz?

AV. SELAHATTİN SARIOĞLU: Avukatların, baroların temel görevi, özgürlük, demokrasi, insan hakları kavramlarının hayata geçirilmesini sağlamak. Bu ilkeler çerçevesinde çalışmak. Bir ülkede hukuk ne kadar işliyorsa, o kadar demokrasi vardır. Nerede bir insan hakları ihlali varsa Baro’nun orada olması gerekiyor. Bu hizmet nedir? Ülkeye hizmettir. Avukatlık da sonunda bir kamu hizmetidir. Kamu görevi değildir ama, kamu hizmetidir. Biz görevimizi doğru yaptıkça, Baro’lar görevlerini tam anlamıyla yerine getirdiği sürece orada adalet duygusu vardır. İnsanlar bu adalet duygusu içerisinde yaşarlar. Adaletin olmadığı yerde insanlar kendilerine güven duygusunu hissedemezler. İnsanlar duygusal bir varlıktır, vicdanları vardır, kanaatleri vardır. Eğer bir yerde bir haksızlık varsa, insanlar haksızlığa uğrarsa ve haksızlıklar cezasız kalırsa toplumun diğer bireylerini de suça teşvik etmiş olursunuz. Çünkü Türkiye bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde, hukuk devleti ilkelerinin tam anlamıyla hayata geçirilmesi gerekiyor. Bunda bir aksama olduğunda mutlak bir sorun yaşanır. Avukatlar zaten bu kuralların yerleşmesi için çalışan bir meslek grubudur. Zaten temel haklar Anayasa’da güvence altına alınmıştır.

BAKIŞ: Temel hak ve özgürlükler anayasal güvence altına alınmıştır dediniz. Şimdi bir ülkede hukuk devleti belki Anayasal güvencede olabilir, yasalarımıza baktığımızda gerçekten hukuk devleti ilkelerinin bütün gerekleri yasalarla da belirlenmiştir ama kağıt üzerinde yazılı olan şeyler uygulamada tam karşılığını bulamıyor.

Böyle olunca da demokratik hukuk devletinin gereklerini tam olarak yerine getirilebiliyor mu?

AV. SELAHATTİN SARIOĞLU: Temel hak ve özgürlükler vardır. En temel özgürlük, insanın yaşam hakkıdır. Düşünceyi ifade etme özgürlüğü vardır, örgütlenme özgürlüğü vardır, basın özgürlüğü vardır, toplantı ve gösteri özgürlüğü vardır. Bu özgürlükler Anayasal güvence altına alınmıştır. Anayasal güvence altına alınması demek şudur:  Herhangi bir kanun gibi kolayca değiştirilemeyecek olması demektir. İktidara gelen herhangi bir parti, bu Anayasal güvence altında olan hakları ve özgürlükleri kolayca sınırlandıramıyor.

BAKIŞ: Türk vatandaşları olarak hakikaten hukuksal haklarımızı yeterince biliyor muyuz? Haksızlığa uğradığımız noktalarda yasaların bize tanıdığı haklardan ne kadar yararlanıyoruz?

AV. SELAHATTİN SARIOĞLU: Çoğumuz gerçekten bu haklardan ne haberdarız, ne de hukukun bize getirdiği haklardan yeterince yararlanıyoruz. Bu daha çok sanayileşmiş, endüstri ülkelerinde kentleşme ile beraber ortaya çıkan bir durum. Ama bizim gibi geleneksel toplumlarda hukuktan yararlanma talebi daha düşüktür. Örneğin bir yerde bir mülki amir, vatandaşı odasından kovarsa, vatandaş oradaki haksızlığı ‘Devlet büyüğüdür, normaldir, benimle istediği zaman görüşür’ şeklinde düşünüp es geçebilir. Nitekim de bu tür olaylar çok oluyor. Halbuki bir mülkü amir hiçbir durumda vatandaşı makamından kovamaz. Bu küçük bir örnektir. Bu yüzden, bir ülke ne kadar endüstrileşmişse, gelirini ne kadar çok şehirlerden elde ediliyorsa, demokrasi, insan haklarının uygulanması ve yaşama geçirilmesi de o kadar yaygın olur.

BAKIŞ: Siz Baro’nun temel görevlerini söylediniz konuşmanızın başında, ama Malatya Barosu gerçekten Avukatlar Günü dışında pek fazla aktivitesi olmayan, bu nedenle kamuoyuna da yansımayan görüntü veriyordu. Örneğin, Baroların bulundukları illerde tuttukları önemli istatistiki veri tabanları vardır. Boşanma sayıları, boşanma yaşları, suç oranları, şiddet olayları vs. Malatya Barosu’nun bugüne kadar böyle çalışmaları olmamış. Bir araştırmacı bu bilgilere ulaşmak için mutlaka barolara da başvuracak. Ama bizde böyle bir veri tabanı yok. Siz böyle bir veri tabanı oluşturmayı düşünüyor musunuz?

AV. SELAHATTİN SARIOĞLU: Şimdi tabi Baro’nun bir kimliği vardır. Elbette böyle bir veri tabanının oluşturulması lazım. Mesele barolar bünyesinde, Kadın, Çocuk Hakları komisyonu vardır. Bizim de bu komisyonlarımız var ama gerçekten bugüne kadar bu tür istatistiki veri tabanı oluşturulmamış. Biz komisyonlardaki görevli arkadaşlarla konuşup gerçekten böyle bir veri tabanı oluşturmayı istiyoruz. Hakikaten bu bilgilerin olması lazım. Oluşturulursa iyi olur. Ben de bu konuda arkadaşlarımızla gerekli istişareleri yapacağım.

BAKIŞ: Avukatların ekonomik sorunlarını sormak istiyoruz. Avukatların bu yöndeki talepleri nedir? Kurumlarda çalışan avukatlar var örneğin. Bunların belli başlı sıkıntıları nelerdir?

AV. SELAHATTİN SARIOĞLU: Avukatlar bir kere çok zor şartlarda düşük ücretlerle görev yapıyorlar. Şimdi birincisi Ceza Mahkemeleri Usulü Kanunu kapsamında ve Adli Yargı Fonu’nda ödenen paralar bir kere çok düşük. Gülünç rakamlar. Hiç olmazsa bunun Avukatlık asgari ücret tarifesinde belirlenen kayda değer bir rakam olmasını istiyoruz. CMK görevlendirmesi ile ilçelere giden avukatlarımız var. Hekimhan’a, Doğanşehir’e veya başka ilçelere gidiyorlar. Onlara ödenen ücret, gittiği ilçenin minibüs parası. Bu bir kere çok komik. Bir avukatın Hekimhan’a minibüsle gidip gelmesi mümkün değil. Hem oradaki işlerini yetiştirmesi bakımından, hem de merkezdeki işlerini takip edebilmesi açısından. Bunun yanında avukatlar gece yarıları kaldırılıyor evlerinden. Adliyelere çağırılıyorlar. Aldığı para 150 veya 200 YTL. Bu ücretler de çok düşük. Arkadaşlar çok zorunlu olmadan bu tür çağırılmalardan da şikayetçiler.

CMK’dan zaten çok düşük olarak verilen ücretler de düzenli ödenmiyor. Aylarca yıllarca kalıyor. Çok az olan bu para çok da geç ödeniyor. Eğer devlet CMK’ya Avrupa Birliği düzeyinde bir hukuk yardımı istiyorsa gerçekten bunun gereğini yerine getirmeli. Bu konuda çok muzdaripler.

Sonra kurum avukatlarımızın durumu var. Kamu kurum ve kuruluşları ve bankalarda çalışan avukat arkadaşlarımız var. Bunların maaşları çok düşük. Bu maaşların hakim ve savcı düzeyine çıkartılması gerekiyor. Statülerinin, savcılık statüsüne getirilmesi gerekiyor.

Avukatlık kanunu diyor ki “Avukatlar, kamu kurum ve kuruluşlarından, özel kuruluşlardan yardım görmelidir.’ Bu kadar açık. Ama kimi yerlerde zorluklarla karşılaşılıyor. Avukata yardım edilmesi, avukatın görevini daha iyi yapmasına neden olacaktır.

Örneğin, avukat Ticaret ve Sanayi Odası’nda, tapuda veya başka bir kurumda belgesini, bilgisini alacak ki ya davasını açabilsin, ya da işlerini takip edebilsin. Yani burada avukata yardımcı olunursa, onların işleri ne kadar çabuk yapılırsa, hukuk işleri de o kadar kısalacaktır.

Bu avukatların şahsına yardım değil, yargıya yardım olacaktır.

Ben 7 milletvekilimize taleplerimizi ve sorunlarımızı ileten bir mektup gönderdim. Bu mektup sonrasında bir tek İhsan Koca aradı, Öznur Çalık da mektup gönderdi.

BAKIŞ: Baronun şu anki fiziki mekanı yeterli mi? Bununla ilgili herhangi bir sıkıntı var mı? Çünkü bildiğimiz kadarıyla siz Beş Konaklar’dan birini alıp değerlendirmek istediniz..

AV. SELAHATTİN SARIOĞLU: Şu anki mevcut haliyle bir sıkıntı yok. Ama yeni kurulacak Bölge İstinaf Mahkemeleri’nden birinin biz Malatya’ya kurulmasını talep ediyoruz. Bölge Adliye Mahkemeleri. 9 bölgede belirlendi. Bu 9 tanesinin içinde Malatya yok. Ancak iki tane de kurulmasına karar verildi. Bu iki tanesinden birinin Malatya’ya kurulmasını istiyoruz. Belirlenen 9 tanenin arasında zaten Malatya yok. 2 tane sonradan arttırıldı. Milletvekilleri ile de görüştüm. Bu konuda olumlu çalışmaların olduğu söylendi. Ümit ediyoruz ki sonradan kurulmasına karar verilen bu iki Bölge Adliye Mahkemelerinden birisi Malatya’ya kurulur.

BAKIŞ: Bu arada yeri gelmişken sormak istiyoruz. Bölge Adliye Mahkemeleri tam olarak nedir? Hangi davalar görülür? Malatya’da olması ne gibi avantajlar sağlayacak?

AV. SELAHATTİN SARIOĞLU: Bölge Adliye Mahkemeleri, Yargıtay ile yerel mahkemeler arasında kalan mahkemelerdir. Bazı davalar Yargıtay’a gitmeden burada görülmüş olacaktır. Malatyalı gerek vatandaşlar, gerekse Malatya’da görev yapan avukatlar başka illere gitmeden burada işlerini halletmiş olacaklar. Vatandaşın parası da başka illere gitmeyecektir. Malatya’da bu davalar görüldüğünde, dışarıdan gelecek insan sirkülasyonu olacağı için ekonomik olarak da bir katkı sağlamış olacak. Hem iş açısından hem de parasal olarak önemli bir kazanç sağlamış olacaklar.

Bu konudaki izlenimlerimiz de iyimser.

Şimdi az öncesi yer sorunuza bu açıdan da yanıt vermek istiyorum. Şu an için yer problemi yok ancak Bölge Adliye Mahkemeleri’nden bir tanesinin Malatya’ya kurulması durumunda yer sorunu ortaya çıkmış olacak. Şimdi değil ama bir 15 yıl sonra bir Adliye binası gerekecektir. Bunun için diyoruz ki şimdiden bir yer ayrılsın. Ve şimdiden bu planlamayı yapalım. Yoksa anında yapılsın demiyoruz.

Baro lokaline gelince, Beş Konaklar’dan birini alıp Baro Lokali yapmak istedik. Hakikaten avukatların birlikte geçirdikleri zaman çok az. Zaten bir mekan da yoktur. Adliye koridorlarında geçirdikleri zamanın dışında bir zaman yok. İşleri bittikten sonra ayrı ayrı yerlerde vakit geçiriyorlar. Ama bir lokal olsa, işleri bittikten sonra hepsi oraya gitse, birlik ve dayanışma da artacaktır. Daha insani bir sıcaklık sağlanacaktır meslektaşlarımız arasında.

Bu konuda bir talebimiz oldu. Belediye Başkanımız ve Valimize aktardık bu durumu. Hatta Beş Konaklar’dan biri olmazsa İstanbulluoğlu Konağı, o da olmazsa Karakaş Konağı bize tahsis edilsin. Biz hem orayı koruyalım hem de lokal gibi bir yer yapalım istedik. Zaten buralar boş duruyor. Çürümeye terkedilmiş olmaktan da kurtulur. Konaklara birçok meslek kuruluşundan da talep olduğunu biliyoruz. Bu konuda şu an için net bir karar çıkmış değil ama bakalım bekliyoruz.

Bir lokal oluşturduğumuzda, biz buralarda konferanslar, panelle geniş çaplı etkinlikler de düşünüyoruz. Kadın, Çocuk komisyonlarımız da burada olacak. Orası sadece avukatların keyif çatacakları bir yer olamayacak.

BAKIŞ: Malatya Adliyesi’nde yetersiz olan mahkeme var mı? Daha çok hangi mahkemelerde iş yığılması var?

AV. SELAHATTİN SARIOĞLU: Az önce de söylemiştim. Milletvekillerimize mektup göndermiştim diye. Bu mektupta zaten sorunlarımızdan ve taleplerimizden bahsetmiştim vekillerimize.

Bir kere Malatya Adliyesi’ndeki İş Mahkemeleri çok yetersiz. Gerçekten büyük bir yığılma var. Malatya adliyesine bir tane daha iş mahkemesi kurulmasını talep ettik. Bunun dışında sürekli diyoruz işte Malatya sanayi kenti, ticaret şehri diye. Ama Malatya’da ticaret mahkemesi yok. Bir tane Ticaret Mahkemesi’nin kurulması gerektiğini düşünüyoruz. Bu taleplerimizi aynı zamanda bizim Barolar Birliği Başkanı’mıza da ilettik. Durumdan söz ettik. Onlar da Malatya’ya bir İş ve Ticaret Mahkemesi’nin kurulması gerektiğini kabul ettiler ve önümüzdeki günlerde bu taleplerimizi Barolar Birliği de Adalet Bakanlığı’na iletecek. Ümit ediyoruz ki bu konuda da olumlu bir sonuç alacağız.

BAKIŞ: İcra dairelerinde de büyük bir yoğunluk var.

AV. SELAHATTİN SARIOĞLU: Evet. Gerçekten İcra Daireleri adeta pazar yeri gibi. Sanki kamusal alandan çıkmış da, her şeyin haraç mezat alınıp satıldığı bir Pazar yeri gibi. İcra dairelerinde bir kere personel sıkıntısı var. Gittiğiniz zaman bir sürü insanın çıkıp girdiğini görürsünüz. Çoğu memur değildir. O kadar dosya, evrak ve belgeler deyim yerindeyse Allah’a emanettir. Birçok evrakın kaybolduğu zaman da oluyor. O bakımdan bu sorunu da iletmiştik.

BAKIŞ: Baro’nun aylık ya da üç ayda bir yayınlanacak bir bülteni olacak mı? Çünkü sizde yazı yazan birisiniz..

AV. SELAHATTİN SARIOĞLU: Daha önce arkadaşlar böyle bir çalışma yapmışlardı. Çok kalın ve herkesin anlayacağı bir şey değildi. Zaten çok da masraflı olmuştu. Baro daha sonra bunun altından kalkamadı. Biz şimdi öyle bir çalışma değil de, daha ince, bülten şeklinde, renkli, Baro’dan, avukatlardan, Malatya’dan güzel haberlerin yer aldığı bir yayın düşünüyoruz. Ama inanın ki her şey dışarıdan göründüğü gibi değil. Baronun tek geliri avukatlardan alınan aidat. 7 tane çalışanımız var. Üstelik biz yönetimi devraldığımızda baronun bir kuruş parası olmadığı gibi 30 bin YTL de borcu vardı. Böyle bir baro.

Kardeş okulumuz vardı, gerçekten bu zamana kadar bir yardım yapılmamıştı. Sonra kardeşliği unuttular gibi haberler yazıldı, çizildi. Öyle bir durumdaki baro, bu konu bile unutulmuştu. Daha sonra biz arkadaşlarla konuştuk aramızda biraz para topladık ve kardeş okula bir miktar da olsa yardım yapabildik.

BAKIŞ: Geçtiğimiz hafta İnsan Hakları Haftası’ydı. Malatya Barosu olarak bu hafta ile ilgili ne gibi çalışmalarınız oldu?

AV. SELAHATTİN SARIOĞLU: Bayrama denk geldiği için bayram sonrası Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından belirlenen merkezdeki 54 okulda aynı anda ilköğretim okullarına yönelik İnsan Hakları dersleri verdik.

Bu alelacele giriştiğimiz bir faaliyet oldu ama bir ilkti. Valilik ve Milli Eğitim Müdürlüğü ile işbirliği içinde böyle bir faaliyetimiz oldu. İnsan Hakları kavramının çok daha küçük yaşlarda geleceğimiz olan çocuklarımıza anlatılması, bu konuda onların temel bilgileri almaları büyük önem taşıyor diye düşünüyorum. Bizim amacımız gerçekten halka yayılmak. Kapalı kapılar ardında, protokol törenleriyle sınırlı kalmak hiçbir anlam ifade etmez. İleriki zamanlarda belki Malatya’nın ilçelerine, insan hakları,  demokrasi bilinci noktasında bazı aktif çalışmalar yapabiliriz.

 BAKIŞ: Sohbetimizin sonunda siyasete konusuna gelelim isterseniz. Birçok haber sitesindeki anketlerde belediye başkan aday adayları arısında sizin de isminiz hep geçiyor. Siz gelecek dönemlerde belediye başkanlığı ya da milletvekilliği gibi bir şeyi düşünür müsünüz? Bunun dışında Mart ayında yerel seçimler var. Malatya açısından, adaylar açısından yerel seçimlerle ilgili neler söylemek istersiniz?

AV. SELAHATTİN SARIOĞLU: Mesela baroda herkesin siyasi bir görüşü var. Benimde tabi var. Ama bizim seçimlerde şu tablo ortaya çıktı. Barodaki avukatlardan benim siyasi görüşüme yakın olan insanlar toplam avukatların en fazla üçte biridir. Yönetim kurulu üyeleri de benim listemden 3 kişi seçildi, diğer arkadaşın listesinden 7 kişi seçildi. Bu demektir ki, ben her görüşten, farklı görüşlerden de oy aldım. Ve daha sonra birkaç arkadaş hariç, bütün arkadaşların bürolarına gittim, hepsini tek tek ziyaret ettim. Ve onlardan aldığım izlenim şu: Hizmeti kim yapacaksa o önemli. Yerel seçimlerde de bu nokta esas olmalı. Bugüne kadar ne

gibi çalışmalar yapmışsam, sadece toplumsal yararı düşündüm. Mesela 20 yaşında iken Gayret Gazetesi’nde yazı yazmıştım. Bütün bu çabalarım sadece ve sadece kendi vicdanımı tatmin etmek için yaptım.

Hizmet yapabilecek, çalışabilecek insanların tercih edilmesi bence çok önemli. Malatya bildiğiniz gibi çok eleştiriliyor. Bugüne kadar geçirilen zamanın kayıp zaman olduğu yönünde ağırlıklı bir görüş var. Hiçbir partinin ‘Kimi gösterirsem kazanır’ şeklinde bir düşünce ile hareket etmesi Malatya’ya kaybettirmeye devam eder. Malatya için en uygun aday kimse o seçilmeli. Vizyonu, misyonu projeleri ile gerçekti ve Malatya’ya uygun hizmet yapacak kişilerin tercih edilmesi lazım. Nasılsa adaylar ön seçimle belirlenmiyor. Belirlense halk zaten bu kararı en iyi şekilde verecektir. Partilerin genel merkezlerinin insafına kalmış. Madem onların insafına kalmış ise onlar da bu insaflarını devlet, millet hayrına kullansınlar.

Mesela, Çevreyolunun altına bir yol var. Çarmuzu’ya giden yol. O yol, bizim çocukluğumuzdan bu yana öylece duruyor. Hiçbir şey yapılmamış. Ya orası kenar bir mahalle değil ki, orası Malatya’nın göbeği. Şehir içi. Oraları cazibe merkezi haline getirmek lazım. İş merkezleri, alış veriş merkezleri, pırıl pırıl butikler, lokantalar açılabilir. Şehir de açılır, genişler. Oradaki insanlar buraya gelmez. Şehir de sıkışmaz. Sürekli Kanalboyu, İnönü caddesi üzerinde işlem yapmak kentin önünü kapatıyor. Çevreye çalışmak lazım.

İşte seçimlere bakarken bu pencereden bakmak gerekiyor. Bu seçimlerin Malatya’ya hayırlar getirmesini diliyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

..:: Bakış Gazetesi ::..
URL: http://www.malatyayabakis.com//yazdir.asp?bolum=3245